1
 
 
2
Lemmy'e Hoşgeldiniz (lemmy.dbzer0.com)
submitted 5 months ago* (last edited 5 months ago) by [M] to c/turkey@lemmy.world
 
 

Merhabalar, instance adminleriyle iletişime geçtim, moderasyonu ben ve @the_citizen@lemmy.world sağlayacağız. İnaktiflik konusunda kaygınız bulunmasın senelerdir lemmy'de takılıyorum.

Lemmy, farklı sunucuların çapraz iletişimini destekleyen bir forum sitesidir. Sahipleri farklı lemmy sunucularındaki toplulukları da takip edebilir, oradaki kullanıcılarla etkileşime geçebilirsiniz.

Merak ettiğiniz sorular varsa cevaplayabilirim.

Açılmış farklı Türk topluluklarına bi yandan ilginizi çekmek isterim:

!KGBTurkiye@lemmy.world

!B1RTURK@lemmy.world

!rnotorite@lemmy.world

!rvlandiya@lemmy.world

!ShitpostTR@lemmy.world

!GeymingTurkiye@lemmy.world

!yalnizucubeler@lemmy.world

!cutetopia@lemmy.world

!OyunTR@lemmy.world

!MORFLAND@lemmy.world

!ZargoryanGalaksisi@lemmy.world

!TurkishCats@lemmy.world

!Sanatolia@lemmy.world

!Sinema@lemmy.world

3
 
 

cross-posted from: https://lemmy.world/post/45779429

VPN providers operating in Turkey will need to get a license from the official authority according to the new regulation. Providers who don't obtain a license will be banned.

The regulation aims to put VPN services under a transparency and security framework. Licensed VPN apps will be subject to regulatory oversight to ensure compliance.


This will probably cover all user data and activity. We're waiting for future information.

4
 
 

Gürlek, Diyarbakır'da konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Sosyal medya platformlarıyla görüşmelerimiz tamamlandı. Sosyal medyaya kimlikle giriş için taleplerimiz kabul edildi. 3 ay gibi bir sürede kimlikle girişler sağlanacak.”

5
6
 
 

Denmark joined the US invasion of Afghanistan to buy favor. Now that their imperialist partner pressures them, they play the victim? You can't support foreign wars, then cry when the hegemon treats you like a vassal. Classic European double standard.

7
 
 

Modern oligarchs like Musk, Bezos, Gates, and Zuckerberg are exactly like medieval lords. The top 1% controls all resources, and it is almost impossible to buy an apartment today. We own nothing and just pay rent or subscribe to their platforms. These billionaires have total power to fire thousands of workers anytime and buy politicians for their own interest. They say they work for humanity, but it is just fake marketing. For example, they are silent on wars in Palestine and Ukraine. Majority of ordinary people and developers are too naive. They believe these lies and fail to see the real system

8
 
 

Siyasi tutukluların cezaevi koşullarını incelemek üzere Türkiye'ye gelen altı Avrupalı aktivistin gözaltına alınarak sınırdışı edildiği bildirildi.

9
10
11
 
 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, Aziz İhsan Aktaş suç örgütüyle çalışan iktidar belediyelerini gözettiğini ortaya çıkaran gazeteci Alican Uludağ Ankara'daki evinden aynı savcılığın emriyle gözaltına alındı.

Ayrıntılı bilgi için kaynaklar:

12
13
14
 
 

OnlyFans içerik üreticilerine operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 8 ilde 25 şüpheli yakalandı. 300 milyon TL değerindeki 2 şirket, 10 taşınmaz ve 14 araca el konuldu. OnlyFans üzerinden gelir elde edip akladıkları değerlendirilen şahıslar hakkında soruşturma başlatıldı.

https://medyascope.tv/2026/02/13/onlyfans-operasyonu-300-milyon-tlye-el-konuldu/

15
16
 
 

AKP'li Hüseyin Yayman

“Seçimler, Allah izin verirse 2028 yılının zamanında yapılacak. Cumhurbaşkanı'mızın aday olabilmesi için belki birkaç ay öne alınmak suretiyle kasım ayı olabilir, ekim ayı olabilir ama buna Türkiye Büyük Millet Meclisi karar verecek.”

https://www.aa.com.tr/tr/politika/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yayman-2026da-ve-2027nin-basinda-erken-secim-olmayacagini-soyledi/3831861

17
18
19
 
 

Arkadaşlar, esenlikler. Bu yazıyı yazma amacım uzun zamandır içimde biriken ama çoğumuzun da hissettiğini bildiğim bir meseleyi dile getirmek: Toplum olarak tepkimiz çok dağınık ve markalara karşı gerektiği gibi örgütlü değiliz. Hepimiz tek başımıza şikâyet ediyoruz ama birlikte bir güç oluşturamadığımız için hiçbir şey gerçekten değişmiyor.

Ama asıl mesele sadece pahalılık da değil. Farkında mısınız bilmiyorum, markete giriyorsun ve raflarda gerçek anlamda “ürün” bulmak neredeyse imkânsız. Her şey, olması gereken şeyin taklidi gibi. Etiketine bakıyorsun “vişne suyu” yazıyor, içindekiler kısmına dönüyorsun vişne yok. Peynir diyorsun, peynir değil; çikolata diyorsun, kakao yok; meyveli bir şey alıyorsun, meyve aroması dışında hiçbir şey yok. Yani bize ürün değil, ürünün fikri satılıyor. İçeriği kimyasallarla doldurulmuş, özünden uzaklaştırılmış, sadece görüntüde o olan şeyler.

Ve en acısı şu: Bu durum artık normalleşti. Kimse şaşırmıyor, kimse ses çıkarmıyor. Çünkü herkes aynı yorgunlukla yaşıyor. “Zaten elimizden ne gelir ki?” duygusu yerleşmiş durumda. Tepkilerimiz sosyal medyada birkaç gün sürüyor, sonra unutuluyor. Markalar da bunu bildiği için kendine çeki düzen verme ihtiyacı hissetmiyor...

Ve bu durum sadece market raflarıyla sınırlı da değil. AVM’ye gidiyorsun, insan gibi yaşamak istiyorsun, üzerine iki üç parça bir şey almak istiyorsun. Fiyatların fahiş olduğunu bile bile “tamam” diyorsun, çünkü ihtiyacın var. Ama aldığın ürün daha birkaç yıkamada formunu kaybediyor. Tişörtün yakası dönüyor, kumaşı inceliyor, rengi soluyor. Daha doğru düzgün giyemeden çöp oluyor. Verdiğin para boşa gidiyor..

bunun gibi bir ton şey var ama yazması uzun olur Burada bahsettiğim şey sebepsiz saldırmak değil; bilinçli şekilde hedef almak. Kötü ürün satanı, fahiş fiyat uygulayanı, kalitesiz hizmet vereni görmezden gelmemek. Tıpkı zamanında EspressoLab örneğinde olduğu gibi, toplu tepkinin gerçekten bir karşılık bulabildiğini gördük. Demek ki birlikte hareket edildiğinde markalar geri adım atabiliyor. lütfen artık örgütlenelim

kıvılcım olması amacıyla ilk hedefi göstermek istiyorum: ülker, market raflarının çoğu bu markanın ürünleriyle dolu ve bütün ürünlerinin tat kalitesi rezalet içerisi bizi zehirleyen kimyasallarla dolu

20
 
 
21
 
 

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Valiler buluşması etkinliğinde yaptığı konuşmada aralarında sanatçı, akademisyen ve gazetecilerin bulunduğu 168 ismin imzasıyla "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı metni ve metne imza atan isimleri hedef aldı.

"LAİKLİĞİ SAVUNMAK SUÇ DEĞİL" VURGUSU "Laikliği savunuyoruz" başlıklı metinde son dönemde laikliğe yönelik saldırılara tepki gösterilmiş ve "Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump'ın ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir. Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!" vurgusu yapılmıştı.

Metne imza atanlar arasında Rutkay Aziz, Merdan Yanardağ, Korkut Boratav, Oğuzhan Müftüoğlu, Hayri Kozanoğlu, İlhan Cihaner, Melike Demirağ, Ayşe Kulin, Müjde Ar, Şükrü Erbaş ve Canan Güllü de yer alıyor.

ERDOĞAN "LAİKLİĞİ SAVUNUYORUZ" DİYENLERİ HEDEF ALDI Erdoğan, 81 ilin valileri ile Cumhurbaşkanlığı’nda bir araya geldiği etkinlikteki konuşmasında bildiriyi hedef aldı.

Etkinlikte konuşan Erdoğan, söz konusu bildiriye tepki göstererek şunları söyledi:

"Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın bu mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacak, okullarımızda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bu bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceğiz.

Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye'de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayımladıkları bildirilerle 86 milyonun ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin, milletimizin arasına nifak sokmasına, birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif'te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz."

https://halktv.com.tr/siyaset/erdogan-laikligi-savunuyoruz-diyenleri-hedef-aldi-azgin-guruh-1009363h 185

22
 
 
23
 
 

17 Şubat 2026'da, 168 yazar, sanatçı, akademisyen, gazeteci, hukukçu, eğitimci ve meslek odası temsilcisinin imzasıyla “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir metin yayımlandı. Metin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarda Ramazan ayı etkinliklerine yönelik genelgesine tepki olarak hazırlandı. Metne online imza kampanyası açıldı (laikligisavunuyoruz.org) ve kısa sürede binlerce destek aldı.

Bildirinin Tam Metni Görseldedir

  • Yusuf Tekin'in Yanıtı

Ramazan etkinliklerinin amaç: Okullarda birlik, beraberlik, dayanışma ve paylaşma ruhunu pekiştirmek; toplumsal değerleri çocuklara kazandırmak. Genelgede kimsenin dini inancını sorgulama veya yönlendirme yok: “Kimin oruç tuttuğu ya da tutmadığı bizi ilgilendirmiyor.” Asıl derdimiz oruç değil, dayanışma duygularını artırmak, küslükleri/dargınlıkları ortadan kaldıran bir iklim yaratmak. Eleştiriler “gerçeklikten uzak”; okullarda Noel gibi etkinliklere ses çıkarılmadığı halde Ramazan'a tepki gösteriliyor.

Yusuf Tekin, bildiriye imza atanlar hakkında yargı süreci başlatacağını açıkladı (metnin kötü niyetli ve ideolojik olduğunu belirterek).

24
 
 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla başlattığı soruşturmasını tamamladı.

Savcılık, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği iddianamede İmamoğlu, seçim kampanyalarının direktörü Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve iş insanı Hüseyin Gün hakkında "siyasi casusluk" suçlamasıyla 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep etti.

Davada ilk duruşma 11 Mayıs tarihinde saat 10.00'da Silivri'de görülecek.

Türk Ceza Kanunu'nun 328. Maddesi ile düzenlenen siyasi casusluk "devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla temin etmek" olarak tanımlanıyor.

25
 
 

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin çağrısı ve PKK lideri Abdullah Öcalan'ın mektubuyla başlayan süreçte, PKK'nın fesih kararı ve silah bırakmasının ardından ilk toplantısını 5 Ağustos 2025 tarihinde gerçekleştiren Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, ortak süreç raporunun oy çokluğuyla kabul edilmesinin ardından bugün itibarıyla çalışmalarını sonlandırdı. Rapor oylaması için toplanan komisyonda DEM parti rapora şerh koyarak kabul oyu verirken, TİP ve EMEP dışındaki tüm partiler de kabul oyu verdi. Böylece rapor 2 ret, 1 çekimser oyla; oy çokluğu ile kabul edilmiş oldu. Komisyonda CHP’li Türkan Elçi, çekimser oy kullandı. Elçi’nin faili meçhul cinayetlerle ilgili vurgu olmaması sebebiyle çekimser kaldığı, bu görüşünü CHP lideri Özgür Özel'in da anlayışla karşıladığı öğrenildi...

EMEP ortak rapor taslağına, antidemokratik hazırlandığı, Kürt sorunu ve temel haklara yer vermediği, iktidarın siyasi yaklaşımını yansıttığı ve barış ile demokratikleşme için somut, güven verici adımlar içermediği gerekçesiyle hayır oyu verdi. Kaynak Evrensel

TİP, raporun Kürt meselesini açıkça tanımadığını, güvenlikçi yaklaşımı sürdürdüğünü, somut demokratik çözüm ve güven artırıcı adımlar içermediğini, hukuksuzluklara değinmediğini ve samimi bir barış iradesi göstermediğini belirterek hayır oyu verdi. Kaynak Evrensel

DEM Parti'den ortak rapora muhalefet şerhi: “Terörsüz Türkiye süreci”, “terör belası” gibi kavramların kullanılmasını uygun bulmuyoruz. Kaynak T24

CHP'li Murat Emir, AYM ve AİHM kararlarını hatırlattı: 'Komisyon beklenen umudu doğurmadı'. Kaynak Cumhuriyet

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Terör sorunu gündemimizden tamamen çıkacaktır. Kaynak NTV

view more: next ›